Eskiden...

1974 yılından önce elektrik gelmeden evvel gaz yağıyla çıra yakılarak evler ışıtılırmış. daha sonra gaz lambası kullanılmış. Kırmızı Terkosun olduğu yerde eskiden söğüt ağacı ve piner (su pınarı) varmış. pinerin üstündeki taşın, suyun fışkırmasını önlediği söylenirmiş. Keskin maden pazarına dedelerimiz yürüyerek veya eşşek üzerinde yumurta, buğday, pekmez vs. satmaya giderlemiş. sırtta yorganla yolculuk yapıldığı çok olurmuş.1960 senelerinde ev boyunca kar yağdığı olurmuş. mart ayında esen yellerle eriyen karlar günlerce akarmış. Yazın hem yukarı bağ hemde aşağı bağdaki bağ evlerine taşınır güze kadar orada kalınırmış. Ayrıca bir kaç ailede şimdi temis diye bildiğimiz yerde ağılları varmış. cennetler ve davutların orada koyun sürüleri varmış. Yine aynı şekilde öte geçede koyun kömleri varmış. O zamanlar hayvancılık hat safhadaymış. köyde 7- 8 koyun sürüsü varmış. yaklaşık 3000 tane. Şimdi bölgemizde nesli tükenmiş sütü ve yoğurdu ile ünlü büyükbaş hayvanlardan camızlar vardı. atlar vardı. Bir zamanlar pekmez kaynatmaktan bıktıklarından üzümü kuruttular ama bu fazla itibar görmedi. Köyümüzde ağıtlar ve atışmalar bir kitap oluşturacak kadar çoktur. mektep medrese görmemiş bu insanların deyişleri meşhurdur.